16 Mart 2012 Cuma

Yazıyorum, Öyleyse Varım (!) Öncelikler Üzerine (!)


bu günlerde ise gerek havasal etkiden sanırım biraz da astrolojik etkilerden dolayı kendimi iyi hissetmiyorum ama kime baksam ya da kiminle konuşsam herkes bişilerden şikayetçi, bişilerden mutsuz..
herkesin hayatında kendine ait sorunsal bir hikayesi var..
eee, önceden yok muydu?
vardı elbette?
ama ters giden bişiler var?

artık MUTLULUK kelimesini yaşamayı unutuyoruz biz..
neden mutluluk duymamız gerektiğini, kimlerle mutlu hissedeceğimizi unutuyoruz..
hepimizin hayatında bir TEKDÜZELİK aldı başını gidiyor..

çevremdeki arkadaşlarıma, sevgilime, aileme bakıyorum..
daha önceden doya doya geçirdiğimiz vakitleri özler oldum..
yanlış anlaşılmasın aramıza kilometreler girmedi, kilometreler kalplerimize girdi..
hayat önce evlenmek, sonra çocuk doğurmaktan ibaret mi?
neden böyle olsun ki, olması gereken bu mu? sorularını sormaktan alıkoyamıyorum kendimi..
çünkü birçok kişide gidişat bu yönde..

herkes zamanın yetmediği konusundan şikayetçi..
ama çoğunlukla hepimiz çalıştığımız için birbirimize ayırdığımız vakitler çok kısıtlı..
bu konuda ne zaman düşünecek olsam; Hıncal Uluç'un yazmış olduğu bir yazı gelir aklıma, ne kadar da güzel ifade edilmiş, eee üstadımız yılların kalem ustası..önümüzde daha çok yollar var, onlar gibi olabilmek için ;)


Konumuz:
Öncelikler! Öncelikler! Öncelikler!


Üstad demiş ki:


"Öncelikler" üzerine yazıyorum yıllardır. Son zamanlarda çok yazdım ya.. "Hayatımızdaki en şaşmaz ölçüdür çünkü.. Birine ne kadar değer veriyoruz?.. Ya da biz onun için ne ifade ediyoruz.. Bunun ölçütü, yaşantımız içindeki öncelikler sıralamasındaki yerdir.."



"Hayatım sen bir tanesin. Ama yarın buluşamayız. Galatasaray'ın maçı var."
Listeyi sabaha kadar uzatabilirsiniz. Şimdi bir düşünün. Hem size ileri sürülen özürlere. Hem sizin ileri sürdüklerinize. Kimi, neleri tercih ediyorsunuz, kimlere... Ve siz nelere tercih ediliyorsunuz? Eğer, sizin için berberden, maçtan, sizi davet eden ya da size gelen herhangi bir arkadaştan sonra geliyorsa, sakın ola, onu sevdiğinizi falan düşünmeye kalkmayın.
İnsanlar bazen kendilerini de kandırır. Ya da şüpheye düşerler, "Ona karşı duygularım, çok karışık... Seviyor muyum acaba" diye..
Sevginin ve değerin en yanılmaz ölçeği, tercihtir, önceliktir. 
(http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/05/06/en_sasmaz_olcu_oncelikler)


Bununla kalmamış..bu konuyu tekrar kaleme almış :

 "Hayatınızdaki önceliği ne?. Sizin onun hayatındaki önceliğiniz ne?.

Öndeyse, öndeyseniz, ne mutlu size..

Ama siz onu, o sizi öne almıyorsanız, almak içinizden gelmiyorsa, koyun rahvan gitsin.
..ve de.. Sizin için en öndeyse, çekinmeyin, gösterin.. Söyleyin.. Yapın..

Bu yazıyı niye yazdım..
O kadar çok istek aldım ki, son günlerde "Şu 'Öncelikler' konusunu bir daha yaz" diye.. Sevgililerinin hayatında bir türlü "Senin için her şeyi yaparım" olamayanların, yani öncelik alamayanların, yani dertlilerin sayısı öyle çok ki günümüzde.. "
(http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/uluc/2010/02/28/oncelikler_oncelikler_oncelikler)


peki, ben bu yazıyı niye yazdım :

1. bu hafta sonu derbi var..
fenerbahçe-galatasaray..
hangi öncelik bu maçın önüne geçebilir?
bilen varsa söylesin(!)


2. yazıyorum, öyleyse varım(!) demek için..




rotamissworld-->