nil karaibrahimgil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nil karaibrahimgil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2012 Pazartesi

Haftaya Başlarken; Ne Zaman Öğrenirim ? Mutlu Haftalar..


Hayatın bir mucize, her sabah uyanmanın bir şaheser, nefes alıp vermenin bir festival olduğunu,

'Sen'in çoğu zaman benden önce geldiğini. Ama benim de her zaman benle geldiğini, 

Bir sabah uyanıp, tam da hissettiklerimin aynısını aynen şu...
an yaptığım gibi, bir kağıda yazmamın hayatıma en büyük aşk mektubu, Allah'a en büyük şükür olduğunu. 

O mektubun mürekkebi, kağıdı, eli, teri, dudağı, gözyaşı, pulu, adresi, tarihi olmayı. Hepsinin toplamda ne çok, ne de olduğunu!


(Nil Karaibrahimgil, sen benim duygularımın tercümanısın..aynı burç olduğumuzdan mı, aynı yıl doğduğumuzdan mı, yoksa bütün bu tesadüflerin hayatıma güneş gibi yansımasından mı bilmem..seni seviyorum..) 
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21538440.asp






Hayırlı haftalar..

--rotamissworld-->


27 Ağustos 2012 Pazartesi

Sefer Bu Sefer, Tek Sefer!



Hal böyleyken, anladım ki, yaşadığını yaşadığın an yaşayacaksın.
Evet aynen bu cümledeki kadar çok kere!
Gökyüzüne dikeceksin gözlerini, uzun uzun bakacaksın.
Rüzgar yanından geçip gidemeyecek, uzun uzun çekeceksin içine, 
toprağa batıracaksın ayaklarını, kök salacak!



Kim varsa sevdiğin, öp öp öpeceksin.
Seviyorsan, yüzünü güldürene dek söyleyeceksin.
Güzel bir şey gördüysen, gidip sarılmaya sarılamıyorsan, oturup çizmeye çizemiyorsan, yazmaya çalışacaksın.
Her ana, eşsiz bir heykele, bir sanat eserine bakar gibi kıymetini teslim edeceksin ki..O da seni kucaklasın.
O, o ana özel bir gösteri. Bir daha orası öyle olmayacak. Onlar da öyle olmayacak.


İşin daha da tuhafı sen bile başka olacaksın başka sefere..


Hani şu meşhur "bir dahaki sefer" yok yani. 
Sefer bu sefer. 
Nereye gidiyorsan, ne görüyorsan, yanında kim varsa, ne oluyorsa, tek sefer.  



(Nil Karaibrahimgil)
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21310861.asp


Mutlu haftalar ;)

--rotamissworld-->

21 Şubat 2012 Salı

'N'il Karaibrahimgil Üzerine.."İnsanları da Bulmak İstediğiniz Gibi Bırakınız"

kimi insanlar vardır, enerji yüklü..
bi gülüşüyle "N" hayır denilecek bişiyine bile o gülüş karşısında hayır diyemezsiniz. 
işte bu 'N''nin adı "Nil Karaibrahimgil" bence..


kendisini uzun zamandır gerek şarkılarından, gerekse yazılarından takip ediyorum, 
 ne kadar pozitif yüklü, etrafına enerji saçan, gözlerinin içi gülen, sempatik biri olduğunu anlamak hiç de zor değil..içinden geldiği gibi hareket eden çılgın duruşuna ise hayranım, bunu hem yazılarına, hem dansına, hem şarkı sözlerine yansıtmasına da :)  "su gibi kız" deyimi en çok ona yakışır herhalde :)

Nil; 17 Ekim 1976-Ankara doğumluymuş..
Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde üniversite eğitimine başlayan Nil, reklamcılığa duyduğu ilgi yüzünden okul dışındaki zamanlarında Sertab Erener’in ağabeyi Serdar Erener’in ajansı Reklamevi’nde part time metin yazarı olarak çalışmaya başlamış. Hüner Margarin ve First Duo reklamlarıyla Kristal Elma Ödülü'nü aldı. Turkcell Hazırkart 'ben özgürüm' , Bellona 'bellonayla' , Algida 'aşkımla erir misin?' , Orkid 'çocuk da yaparım kariyer de ' jinglelarını yaptı. İlk albümü 2002 yılında Nil Dünyası ismiyle, 2. albümü 2004 yılında Nil Fm ismiyle ve bir sonraki albümü 2006 yılında Tek Taşımı Kendim Aldım ismiyle yayınlandı. Nil ayrıca Organize İşler filminin jenerik müziğini yaptı. 21 Ocak 2010 tarihinde ise Serdar Erener ile Nil Nehri kıyısında yapılan düğünle evlenmiştir.




2011 yılında Nil'in Kelebekleri isimli kitabını şu şekilde özetlemiş :


İçimi açsan nar, ama yerim dar…
“Kadınlar çok seyrek olarak söylediklerini kastederler.
Asıl demek istediklerini bulmak için, sakın ‘ne demek istiyorsun’ diye sormayın. Bu soru sizi, kastedilmeyecek başka bir cümleye yönlendirir ve aslolandan gitgide uzaklaşmanıza sebep olur. Bu sebeple sonuç ilişkisi kurulmaz. 

Mesela sık kullanılan bir cümleyi ele alalım: ‘Yalnız kalmak istiyorum.’
Cümlenin öznesi ‘ben’, burada ‘sen’ manasında kullanılmış. ‘İstiyorum’ olumlu gibi dursa da olumsuz, yani asıl kökü ‘istemiyorum’. Buraya kadar cümlemiz ‘Sen yalnız kalmak istemiyorum.’ 

Böyle bir cümleye pek rastlanmadığından, yuvarlamamız gerekir. Yuvarlarsak aslolan cümleye varırız: 
‘Sen yalnız kalmamı isteme!’ 

Bu cümleyi canlandırabilecek erkek yok denecek kadar azdır. Kadın yalnız kalmak istemiyor, bu kesin. Fakat bu yeterli değil.

Onun yalnız kalmasını istememelisiniz.

Ayrıca kadını bu raddeye getirmeyin. Kadınlar yalnız kalmayı asla istemez. Şayet kendilerini yalnız 
hissederlerse, pıt diye doğuruverirler. Elde var iki olurlar. Bir suyla şaka olmaz, bir de kadınlarla...” ;)


yeni yazılarından birini okudum bu sabah, ve bir kez daha kendisine olan hayranlığımın arttığını fark ettim..
hepimiz bir çok şeyi düşünürüz lakin yazıya dökme konusunda bazen bu kadar başarılı olamayız..
"nil" bu konudaki ustalığını da her hafta yazdığı yazılarla başarıyor..
daha fazla sözü uzatmadan yazıyı doğrudan sizlerle paylaşmak istiyorum, olur ya belki gözümüzden kaçmıştır ;)


İnsanları da bulmak istediğiniz gibi bırakınız :

"Kimi nasıl bırakırsak bırakalım, bırakılmak istediğimiz şekilde bırakılmalı. Çünkü hayat daireler çiziyor ve herkes karşımıza kendi kılığında ya da bir başkası olarak çıkacak. Bugün ya da yarın o gün gelecek ve biz ya kalbi kırık, ya görünmez, ya sevgiyle, ya iyilikle karşılanıcaz. Demem o ki, sadece tuvaletleri değil, birbirimizi de bulmak istediğimiz şekilde bırakalım. Böylece umduğumuzu bulmuş oluruz. Sevgiyle. Nil."

(http://www.hurriyet.com.tr/magazin/yazarlar/18764639.asp)


nice yazılarla takipçi'niz, iyi ki varsın!


sema..