27 Eylül 2012 Perşembe

Bir Servis Macerası (!)



günaydın rotamiss-world takipçileri;
uzun zamandır yazmak isteyip de yazamadığım cümleleri arıyorum..
pazartesi günü serviste gelirken düşünüyordum "bu hafta bloğuma neyle başlasam?" acaba derken nil karaibrahimgil'in yazısı benim bu arayışımın önüne geçti, sanki aradığım kafamdan geçen cümleleri bulmuş da kaleme almış gibi geldi ve hiç tereddüt etmeden, en sevdiğimin de fotoğrafını ekleyerek sizinle paylaşmayı seçtim..



yoğun iş hayatının içinde zamanın nasıl hızlı aktığını bazen kavrayamıyorum..
sanki yaşayan ben değilim..
ne yazık ki! bu rutinliğe o kadar alışmışız ki hepimiz, zaman zaman kendimi kendimle tartışırken buluyorum..
yaşamımızın çoğunu çalışarak geçiriyoruz..
hesaplıyorum hesaplıyorum.. 
"bu biraz fazla değil mi?" diyorum..
kazançlarımı terazinin bir kefesine koyuyorum.. 
yaşamımı idame ettirebilmek için gerekli olan para, sevdiğim işi yapıyor olmak, kariyer,  iş çevresi vs.
bir de "çalışmıyor olsaydım neler yapardım?" diye soruyorum..


oooooo..
o kadar çok şey yapardım ki..
öncelikle seyyah ruhumla karış karış gezerdim her yeri..
sanırım en çok şikayetçi olmam bundan..
alırdım elime fotoğraf makinesini..
zaten yapmayı istediğim işlerin başında en çok da bu geliyor..
"fotoğrafçılık"
umarım zaman bana fedakar davranır ve bi gün gerçekleştirebilirim bu hayalimi de..
nerede kalmıştık ;)
 tam da diyordum ki alırım elime bi dslr :):)



hiç de zorlanmadım fotoğraf makinesi resmi bulmak için, zaten hep masaüstümde :) gözümün önünden ayırmıyorum onu :)



istanbul'u, farklı şehirleri, ege'yi, akdeniz'i, en çok da doğu'yu..
olup bitenleri..
herkesin merak ettiklerini..
arardım ve bulurdum da..
sonra türkiye'yi anlatırdım herkese..
hem de öyle bir anlatırdım, öyle bir anlatırdım ki..
yaşanan onca şeylerden sonra herkes oturur bir kez daha bir kez daha düşünürdü..



belki birçoğumuzu yıpratan terör olayları,
kaybettiğimiz canlardan sonra..
ben nasıl bir ülkede yaşıyorum? sorusu rahat bırakmıyordur..
beni de rahat bırakmıyor..
artık dışarıya attığım her adımda, o saçma soruyu "burada da bişi olur mu? yu soruyorum kendime..
olursa olur..
kaderden kaçılır mı?
belki de kaybettiğimiz canların kaderi bu değildi, pisi pisine gittiler diyorum..
- pisi pisine değil..
- vatan uğruna diyor içses..
onlara mı bırakalım topraklarımızı, savaşmayalım mı?
savaşmassak, ecdadımızın kemikleri sızlamaz mı?
onlar kolay mı elde etmişler, kolay mı kazanmışlar, feth etmişler hem buraları..
hem gönüllerimizi..




sonra buradan da çıkıyorum..
herşey bir gün güzel olacak diyorum..
bugün de bu hafta da güzel geçecek diyorum..
ve bir bakmışım..
servisten iniyoruz..
şirkete gelmişiz..




herkese geç de olsa mutlu haftalar dilerim..
hayallerimizi kaybetmeyelim, belki onlar gerçeklerimizdir..




--rotamissworld-->
yola devam..